
Ünlü oyuncu Cengiz Bozkurt, İnkılap Kitabevi’nden çıkan yeni kitabı Ben Gülüyor Muyum? için D&R Kanyon mağazasında okurlarıyla buluştu. Söyleşi ve imza günü kapsamında gerçekleştirilen etkinliğe büyük ilgi gösteren okurlar, uzun kuyruklar oluşturdu. Bozkurt, “Bu kitap ile karşınızda oyuncu personasının arkasında saklanmayan bir Cengiz Bozkurt var” sözleriyle samimi bir itirafta bulundu.
Türkiye’nin en büyük kitap platformu D&R, gelenekselleşmiş okur yazar buluşmalarında bu sefer Leyla ile Mecnun, Kuru Otlar Üstüne, Jet Sosyete, Leyla: Hayat...Aşk...Adalet... gibi popüler yapımlarla tanınan ünlü oyuncu Cengiz Bozkurt’u ağırladı. Bozkurt, kendi yaşamından kesitlere, güncel olaylara ve tarihi figürlere yer verdiği ilk romanı “Ben Gülüyor Muyum?”u D&R Kanyon mağazasında okurları için imzaladı. Yoğun ilgi gören etkinlikte Bozkurt, kitabı yazma deneyiminden memleket özlemine uzanan keyifli bir söyleşiyle okurlarının sorularını cevapladı.
“Bu kitap ile kalbimi açtım”
İlk kitabını yazma serüvenine dair konuşan Cengiz Bozkurt, “İlk başta ne yazacağımı bilemedim açıkçası. Çünkü kendimi çok kalem oynatan bir insan olarak görmüyordum. Bu zamana kadar yazdığım ne bir senaryo, ne bir tiyatro oyunu var. Sadece icracı ve oyuncu olarak karşınızdaydım. Ama çok ısrar olunca, bir çocukluk arkadaşımı kaybetme hikayesi üzerinden bir makaleyle başladım. Sonrası da aslında çorap söküğü gibi geldi. Çünkü bir dertleşmeye, iç hesaplaşmaya dönüştü. Kitap ile tam anlamıyla kalbimi açtım diyebilirim; oyunculuk kariyerinin ve personasının arkasına saklanmamış bir Cengiz Bozkurt var karşınızda. Çocukluğum Nevşehir'de geçti, babamın görevi nedeniyle orada doğdum. 10 yaşına kadar Nevşehir, 10-15 Sakarya Karasu, 15'ten sonra Ankara ve 25'ten sonra 40 yaşına kadar İngiltere'de yaşadım. Bu yolculuğu, hiçbir şey saklamadan, dürüstçe anlattım. Umarım karşılığını bulur” dedi.
“Türkiye'de doğduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum”
Bozkurt, “25-40 yaş arasını İngiltere'de geçirmeme ve Anglo-Sakson eğitim almama rağmen, hiç kopamadığım Anadolu'nun bağrında, Nevşehir'de doğmuş bir memur çocuğuyum. Büyük bir memleket hasretiyle döndüm ve memleketimin her köşesini çalışarak gezdim, insanlarıyla buluşmuş oldum. Bu, benim için büyük bir zenginlik. Kişi ne kadar yurt dışında yaşasa da, kendinden kaçamaz. Atalarının ruhlarının bulunduğu bu topraklarda, aidiyet duygusundan kaçamaz. Hayatta en büyük güç, aidiyet duygusudur. Ben de bu topraklara aitim. Türkiye'de doğduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum” dedi.
“Artık kendi yazdığım işleri çekmek istiyorum”
Bozkurt, “Bu yolculuk bende 'Ufak bir senaryo ya da kısa film öyküsü yazabilirim' hissi uyandırdı. Eskiden sadece verilen rolü icra eden bir oyuncu olarak mutluydum. Ama işin yaratım tarafı, yazım tarafı çok başka bir şey. Kalem oynatabildiğimi görünce de zaman buldukça senaryo yazmaya başladım. Artık kendi filmlerimi, kendi yazdığım işleri çekmek istiyorum” dedi.
“Gençlere tavsiye; kendini pratiğin içine at”
Söyleşiyi gençlere seslenerek bitiren Bozkurt, “Bu alanda yürümek istiyorsan, hangi alanda olursa olsun, kendini pratiğin içine atmalısın. Okulda öğrendiklerin sette işe yaramayabilir; sette öğrenirsin. Yönetmen olmak istiyorsan rejiden başlamalısın. Oyuncu olmak için ajanslar ve menajerlerle çalışmalısın. Senaryo yazmak istiyorsan da fikirlerini korumayı öğrenmelisin” diyerek tavsiyelerde bulundu.
Yorum Yazın