İstanbul
BIST10.641
DOLAR42.2631
EURO49.0719
ALTIN5726.6
BTC/USD103068.33
HUKUKÇU ABDULLAH YILMAZ

HUKUKÇU ABDULLAH YILMAZ

Mail: abdullahyilmaz@sonpostagazetesi.com

FAİLİ MEÇHULDEN, FAİLİ MEŞHURA

Faili meçhul cinayetler, ceza adalet sisteminin en ağır sınav alanlarından biridir. Ortada bir ölüm vardır; fakat fail, delil, ceset, silah, kamera kaydı veya tanık zinciri ilk aşamada yeterince açık değildir. Özellikle kadınlara ve genç kızlara yönelik cinayetlerde bu belirsizlik, yalnızca bir ceza soruşturması sorunu değil; aynı zamanda ailelerin, toplumun ve hukuk düzeninin vicdanında kapanmayan bir yara hâline gelir.

 Ancak modern ceza soruşturması bakımından artık şu gerçeği daha güçlü ifade etmek gerekir: Faili meçhul, çoğu zaman “faili olmayan” değil, henüz failine ulaşılamamış dosyadır. Bu ayrım önemlidir. Çünkü cinayet faili, cesedi gizleyerek, silahı yok ederek, kamera kaydını sildirerek, telefonu ortadan kaldırarak veya tanıkları susturarak gerçeği tamamen ortadan kaldırdığını zannedebilir. Oysa adli bilimlerin ve dijital soruşturma yöntemlerinin geldiği noktada, delilin biçimi değişse de iz çoğu zaman varlığını sürdürür.

 Tarihsel olarak bakıldığında ceza soruşturmalarında önce parmak izi incelemeleri önemli bir eşik oluşturdu. Failin temas ettiği yüzey, kimliklendirme bakımından sessiz bir belgeye dönüştü. Ardından balistik incelemeler, silah ile mermi çekirdeği veya kovan arasındaki ilişkinin ortaya konulmasını sağladı. Daha sonra adli seroloji ve DNA incelemeleri, insan bedeninden kalan çok küçük biyolojik örneklerin dahi yıllar sonra kimliklendirme aracı olabileceğini gösterdi. Bugün ise HTS kayıtları, baz istasyonu verileri, kamera görüntüleri, plaka tanıma sistemleri, konum bilgileri, sosyal medya hareketleri, mesajlaşma kayıtları, bulut verileri ve dijital cihaz incelemeleri soruşturmanın ayrılmaz parçaları hâline gelmiştir.

 Bu gelişmeler, faili meçhul cinayetlerin çözümünde zaman unsurunun anlamını da değiştirmiştir. Geçmişte zaman çoğu zaman failin lehine işleyen bir faktör gibi görülürdü. Bugün ise zaman, bazı dosyalarda adli bilimin lehine işleyebilmektedir. Çünkü yıllar önce yetersiz kalan bir teknik inceleme, daha sonra gelişmiş yöntemlerle yeniden değerlendirilebilir. Saklanan bir biyolojik örnek, yeni DNA teknolojileriyle anlam kazanabilir. Eksik görülen bir kamera kaydı, başka kayıtlarla eşleştirilebilir. Önemsiz zannedilen bir telefon hareketi, HTS ve baz analizleriyle failin olay öncesi ve sonrası davranış haritasını ortaya koyabilir.

 Cinayet dosyalarında failin en çok hata yaptığı alanlardan biri de suç sonrası davranışlardır. Cesedin taşınması, kıyafetlerin yok edilmesi, kamera kaydının silinmesi, telefonun kapatılması, arama çalışmalarına yapay biçimde katılma, çelişkili beyanlar verme veya olay sonrası olağan dışı davranışlar sergileme, soruşturma makamları açısından başlı başına değerlendirilmesi gereken göstergelerdir. Fail çoğu zaman cinayeti gizlemeye çalışırken yeni delil alanları üretir.

 Bu noktada delil karartma meselesi ayrıca önem taşır. Bir cinayetin delillerini yok eden, gizleyen, değiştiren veya bozan kişiler, yalnızca ahlaki değil, hukuki sorumluluk alanına da girer. Türk Ceza Kanunu’nda suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme fiili ayrıca düzenlenmiştir. Bu nedenle bir failin korunması, cesedin saklanması, delilin ortadan kaldırılması veya dijital kayıtların silinmesi, “yakınıma yardım ettim” şeklinde masumlaştırılamaz. Ceza hukuku bakımından bu tür davranışlar, gerçeğin ortaya çıkmasını engellemeye yönelen ciddi fiillerdir.

 Kadınlara ve genç kızlara yönelik cinayetlerde soruşturmanın ilk aşaması özellikle hayatidir. Son görüşülen kişiler, tehdit geçmişi, şikâyet kayıtları, telefon trafiği, sosyal medya yazışmaları, konum verileri, kamera geçişleri, fail adayının olay sonrası tavrı ve beyanlarındaki çelişkiler birlikte değerlendirilmelidir. Bu tür dosyalarda fail çoğu zaman uzak ve belirsiz bir gölge değil; mağdurun hayatına temas etmiş, onun günlük çevresine girmiş, bazen de kendisini “seven”, “koruyan” veya “sahiplenen” kişi olarak gösteren biridir.

Faili meçhul dosyalarda bir başka önemli unsur da dosyaya yeni bir gözle bakılmasıdır. Soruşturma ekibinin değişmesi, yeni bir savcının dosyayı ele alması, kriminal uzmanların farklı bir yöntemle inceleme yapması veya olayın başka bir açıdan yeniden değerlendirilmesi, yıllarca fark edilmeyen bir ayrıntıyı belirleyici hâle getirebilir. Bazı dosyalar delil yokluğundan değil, deliller arasındaki ilişkinin henüz doğru kurulmamış olmasından çözümsüz kalır.

 Devletin kayıt kapasitesi ve adli arşivlerin önemi de burada ortaya çıkar. Adli emanet, kriminal raporlar, kamera kayıtları, iletişim verileri, dijital materyaller, olay yeri krokileri, ifade tutanakları ve biyolojik örnekler, zaman içinde yeniden anlam kazanabilecek unsurlardır. Bir dosyanın rafta beklemesi, gerçeğin tamamen kaybolduğu anlamına gelmez. Bazen gerçek, yalnızca kendisini okuyacak doğru zamanı ve doğru yöntemi bekler.

 Bu nedenle cinayet işleyen, cesedi yok eden, delilleri karartan veya gerçeği sakladığını düşünen kişiler bakımından modern adli bilimlerin verdiği mesaj açıktır: Suçun izi yalnızca olay yerinde değil; bedende, eşyada, iletişim trafiğinde, dijital kayıtlarda, davranış örüntüsünde ve arşivde kalabilir.

 Faili meçhul cinayetlerde adalet çoğu zaman gecikir; fakat gecikme, gerçeğin yok olduğu anlamına gelmez. Bilimsel yöntemlerin gelişmesi, dijital izlerin çoğalması, soruşturma aklının değişmesi ve dosyaya yeni bir bakışın kazandırılması, yıllar sonra dahi kapalı görünen dosyaları açabilir.

 Bu sebeple faili meçhul kavramına kader gibi bakmamak gerekir. Fail saklanabilir, delil karartılabilir, ceset gizlenebilir, dosya yıllarca bekleyebilir. Ancak adli tıp, kriminal inceleme, dijital veri analizi ve devletin kayıt hafızası birlikte çalıştığında, karanlıkta kaldığı sanılan birçok gerçek yeniden görünür hâle gelebilir.

 ​Her faili meçhulün faili, bir gün cezaevinin kapıları ardında meşhur olmaya mahkûmdur. Mahfi Eğilmez’in Inferis kitabındaki gibi: “Güneş, Ay ve gerçekler uzun süre saklanamaz.”

Hukukçu Abdullah YILMAZ

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar