VENEZUELA’DA KÜRESEL ENERJİ SATRANCI

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
VENEZUELA’DA KÜRESEL ENERJİ SATRANCI
Abone ol
Venezuela’da Maduro’nun tutuklanması ve ülkenin fiilen ABD denetimine girmesiyle başlayan yeni süreci değerlendiren London Energy Club Başkanı Mehmet Öğütçü, gazetemize yaptığı özel açıklamalarda bu hamlenin bir demokrasi operasyonu değil, enerji arzını yeniden dizayn etme olduğunu vurguladı.

Analiz Gazetesi’nden Hakan Özbay’ın haberine göre Venezuela’da Nicolás Maduro’nun tutuklanması ve Washington’un sahaya fiilen ağırlığını koyması, dünya gündeminin ilk sırasına yerleşti. Bu kritik gelişmeyi analiz eden London Energy Club Başkanı Mehmet Öğütçü, olayların arka planındaki ekonomik ve teknik gerçeklere dikkat çekti. Öğütçü’ye göre, Venezuela dosyası artık bir "demokrasi arayışı" olmaktan çıkarak, doğrudan Washington’un kontrol ettiği devasa bir enerji ve jeoekonomi operasyonuna dönüşmüş durumda.

Demokrasi söylemi artık bir yan unsur

Mehmet Öğütçü, gazetemize yaptığı değerlendirmelerde, operasyonun siyasi boyutundan ziyade çıplak teknik gerçeklerine odaklanılması gerektiğini belirtti. Maduro sonrası dönemi klasik yaptırım politikalarından kopuş olarak nitelendiren Öğütçü, şu ifadeleri kullandı: Artık çok daha net ve çıplak bir tabloyla karşı karşıyayız. Maduro’nun tutuklanmasıyla birlikte Venezuela dosyası gri alandan çıktı. Bu hamle, sahaya bizzat inen; varlıkları, petrol akışlarını ve devlet kurumlarını yeniden yapılandıran bir müdahaledir. Burada demokrasi ve insan hakları söylemleri artık sadece birer yan unsurdur; asıl hedef enerji arzının kontrolüdür ABD’nin neden bu kadar sert bir adım attığının ipuçlarını enerji piyasasının teknik detaylarında aramak gerektiğini belirten Öğütçü, Ukrayna savaşı sonrası değişen dengelere işaret etti. Özellikle ABD’nin Körfez Kıyısı’ndaki (Gulf Coast) rafinerilerinin ağır ve ekstra ağır petrole olan ihtiyacı, Venezuela’yı Washington için vazgeçilmez kılıyor.

Öğütçü, Rusya’nın sistem dışına itilmesiyle birlikte bu rafinerilerde ciddi bir teknik ve ticari uyumsuzluk doğmuştu. Venezuela’nın ağır petrolü, Rusya’nın bıraktığı bu devasa boşluğu doldurabilecek dünyadaki neredeyse tek alternatiftir" dedi.

Üretimde mucize bekleyenlere uyarı

Piyasaların en büyük beklentisi olan petrol fiyatları düşecek mi sorusuna Öğütçü, iş dünyasının ve yatırımcıların kaçırmaması gereken teknik bir ayrımla cevap verdi: Rezerv büyüklüğü ile fiili üretimin aynı şey olmadığını, Venezuela’nın dünyanın en büyük rezervlerine sahip olmasına rağmen bugünkü üretiminin sadece 700-750 bin varil civarında kaldığını hatırlatan Öğütçü, Saha altyapısı çökmüş, insan kaynağı ülkeyi terk etmiş durumda. Üretimi eski seviyesi olan 3-3,5 milyon varile çıkarmak için on milyarlarca dolarlık yatırım ve en az 3 ile 5 yıl arası zaman gerekiyor. Bu nedenle, kısa vadede küresel petrol fiyatlarında kalıcı bir düşüş beklemek gerçekçi değil; aksine geçiş sürecindeki belirsizlikler fiyatlarda yukarı yönlü bir risk primi oluşturabilir değerlendirmesinde bulundu.

Çin ve Rusya için yolun sonu

Mehmet Öğütçü’ye göre bu gelişme, Latin Amerika’da enerji hegemonyasının fiilen el değiştirmesi anlamına geliyor. Yıllardır Venezuela’yı Batı Yarımküre’deki en önemli jeopolitik kalesi olarak gören Çin ve Rusya için dönem kapanıyor. Çin’in yaklaşık 10 milyar dolarlık petrol karşılığı borç alacağının yeni yönetim tarafından tamamen yok sayılamayacağını ancak çok sert pazarlıklarla yeniden yapılandırılacağını belirten Öğütçü, Rusya için tablonun daha karanlık olduğunu söyledi: Rus şirketlerinin sahadaki operasyonel varlığı ya tasfiye edilecek ya da hukuki süreçlerle etkisizleştirilecektir. Washington, Pekin’e alacağını al ama oyunu ben kurarım derken, Moskova’ya artık bu masada yerin yok mesajını çok net bir şekilde veriyor.

Türk şirketleri dikkatli ve şeffaf olmalı

Türkiye ile Venezuela arasındaki yakın siyasi ve ticari geçmişin artık yeni bir gerçeklikle yüzleşmesi gerektiğini vurgulayan Öğütçü, Ankara için hem riskleri hem de fırsatları sıraladı. Yeni yönetimin tamamen Batı merkezli hukuk mimarisi ve ABD finans sistemi içinde hareket edeceğini belirten Öğütçü, Türkiye için Maduro dönemi ilişkileri kapalı bir dosyadır. Geçmişteki altın ve finans işlemleri geriye dönük inceleme konusu olabilir; bu yüzden Türk şirketleri son derece dikkatli ve şeffaf Olmalı uyarısında bulundu. Fırsat tarafında ise Türk müteahhitlik ve enerji sektörünün önünde devasa bir kapı açılabilir. Öğütçü, ülkenin yeniden inşasında; altyapıdan konuta, limanlardan gıda tedarikine kadar her alanda Türk firmalarının rol alabileceğini ancak bunun şartının Washington ile kavga etmeden, bağımsız bir akılla süreci yönetmek  olduğunu belirtti.

Bugün Caracas’ta olan yarın Tahran’da olabilir

Analizinin sonunda daha geniş bir jeopolitik perspektif çizen Mehmet Öğütçü, Venezuela operasyonunun küresel bir zincirin ilk halkası olabileceği konusunda uyardı. Uluslararası hukukun fiilen askıya alındığı, gücün hukuku yazdığı bir döneme girildiğini ifade eden Öğütçü, şu çarpıcı tespiti yaptı: Bugün Caracas’ta olan yarın Tahran’da olabilir. Eğer benzer bir senaryo İran dosyasında açılırsa; Hürmüz Boğazı’ndan göç dalgalarına, bölgesel istikrardan enerji güvenliğine kadar her şey sarsılır. Ankara’nın liderler arası kişisel dostlukların ötesinde, realpolitik anlamda ABD’nin bu büyük küresel senaryosunun neresinde durduğunu iyi hesaplaması gerekir. Kıbrıs, Ege adaları ve Doğu Akdeniz başlıklarında muhtemel oldubittilere karşı hazırlıklarımızı tamamlamalıyız.


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
KONSER ÜCRETLERİ ABARTILIYOR, BU ALGI ÇOK YANLIŞÖnceki Haber

KONSER ÜCRETLERİ ABARTILIYOR, BU ALGI ÇO...

ŞİMDİ SIRA BENDESonraki Haber

ŞİMDİ SIRA BENDE

Yorum Yazın