YAZ TATİLİ, DOĞRU TEKNOLOJİ ALIŞKANLIĞINI KAZANDIRMAK İÇİN BÜYÜK FIRSAT
GÜNDEMYaz tatilinde çocuklarının ekran başında geçirdiği sürenin artmasından endişelenen ebeveynler çözümü çoğunlukla teknolojiye yasak koymakta arıyor.
Oysa belirleyici olan yalnızca çocuğun ekran karşısında kaç saat geçirdiği değil, ne yaptığı. D&R’ın sorularını yanıtlayan akademisyen, psikolog ve yazar Prof. Dr. Ayşe Bilge Selçuk, ailelere ekranı tamamen kapatmak yerine çocuğu izleyen konumdan çıkarıp üreten, deneyen ve keşfeden tarafa geçirmelerini yani teknolojiyi doğru kullanma alışkanlığı edindirmeyi öneriyor.
Uzun yaz tatili, çocuklara dinlenmek için olduğu kadar yeni ilgi alanları keşfetmek için de önemli bir fırsat sunuyor. Ancak boş zaman arttıkça telefon, tablet ve dijital oyunların çocukların günlük yaşamındaki yeri de genişliyor. D&R, “Çocuğum bütün yaz ekrana mı bakacak?” diye düşünen ebeveynler için çocuk ve teknoloji ilişkisinde doğru dengenin nasıl kurulması gerektiğini sordu. Teknolojiyi kendi Prof. Dr. Ayşe Bilge Selçuk’a başına iyi veya kötü olarak değerlendirmenin doğru olmadığını belirten Selçuk, “Çocuk yalnızca tüketiyor mu, yoksa merak ediyor, düşünüyor, deniyor ve bir şey üretiyor mu? Bakmamız gereken asıl nokta bu” dedi. İşte Prof. Dr. Ayşe Bilge Selçuk’tan ebeveynlere öneriler…
Aynı teknolojik ürün, iki farklı çocukluk deneyimi
Pasif ekran tüketimiyle faydalı teknoloji kullanımı arasındaki farkı çocuğun üstlendiği rolün belirlediğini söyleyen Selçuk, “Aynı tabletle saatlerce video izlenebilir; müzik yapılabilir, çizim hazırlanabilir veya kodlama öğrenilebilir. Bazı dijital oyunlar da çocuğu düşünmeye, plan yapmaya ve problem çözmeye yönlendirebilir. Bu nedenle yalnızca kullanılan araca değil, çocuğun o araçla ne yaptığına bakmalıyız” dedi. Fotoğraf makinesi, kamera ve yaşa uygun drone gibi ürünlerin de doğru yönlendirmeyle yaratıcı araçlara dönüşebileceğini belirten Selçuk; çocukların bir aile gezisini belgesel gibi kaydedebileceğini, kendi kısa filmlerini çekebileceğini veya tatillerini fotoğraflarla anlatabileceğini söyledi. Bir kareyi planlamak ve görüntülerlehikâye kurmak; çocuğun gözlem, dikkat, planlama ve görsel düşünme becerilerini destekleyebiliyor.
Ürünün kutusuna değil, bir ay sonraki haline bakın
“Eğitici” olarak sunulan her ürünün çocuk gelişimini desteklemediğine dikkat çeken Selçuk, ebeveynlere ürün satın almadan önce farklı bir soru sormalarını önerdi: “Çocuk bu ürüne bir hafta sonra da dönecek mi, bir ay sonra yeniden kullanmak isteyecek mi? Bazı ürünler ilk gün büyük heyecan yaratıyor, ardından unutuluyor. İyi bir ürün çocuğu yalnızca oyalamaz; her kullanımda yeni bir şey denemesine imkân verir ve çocukla birlikte gelişir. Karaoke sistemleri, çocuklara yönelik müzik ekipmanları ve seyahat boyu oyunlar bu açıdan hem üretime hem de birlikte vakit geçirmeye alan açıyor. Çocuklar şarkı söylerken veya kendi müziklerini oluştururken yalnızca eğlenmiyor; heyecanlarını yönetmeyi, hata yaptıklarında devam etmeyi ve başkalarıyla ortak bir deneyim kurmayı da öğreniyor.”
Sesli kitap, basılı kitabın rakibi değil
Sesli kitap ve podcast’lerin de çocukların hikâyelerle bağ kurmasını sağlayan farklı bir yol olduğunu belirten Selçuk, İngiltere’de 8-18 yaş grubundaki 37 binden fazla çocuk ve gençle yapılan araştırmaya dikkat çekti: “Araştırmada boş zamanlarında sesli kitap veya podcast dinlemekten keyif alanların oranı 2022’de yüzde 37,5 iken 2024’te yüzde 42,3’e yükseldi. Sesli içerik dinleyenlerin yüzde 37,5’i ise bu deneyimin kendilerinde kitap okuma isteği uyandırdığını söyledi. Çocuklar artık kitap okumuyor demek yerine hikâyelere ulaşma yollarının değiştiğini görmeliyiz. Sesli kitap, basılı kitabın karşısında duran bir seçenek değil; bazı çocuklar için okumaya açılan başka bir kapı” ifadelerini kullandı.
Yapay zekâ çocuğun yerine düşünmemeli
Yapay zekâ destekli oyuncak ve uygulamaların öğrenmeyi ve merakı destekleyebileceğini söyleyen Selçuk, kritik sınırı ise şöyle açıkladı: “Yapay zekâyı çocuğun yerine düşünen, üreten veya arkadaşlık eden bir araca dönüştürmemeliyiz. Çocuğa fikir veren teknolojiyle, çocuğun yerine her şeyi yapan teknoloji aynı şey değil.”
İlginizi Çekebilir